Son dönemin en çok konuşulan başlıklarından biri : Yapay Zeka
Pandemi döneminde oldukça popüler olan yapay zeka sanki çok uzun zamandır hayatımızda yer kaplıyor gibi değil mi. Aslında o kadar da eski bir kavram sayılmaz. İlk yapay zeka kavramı 1950' li yıllarda Alan Turing' in öğrenebilir makineler hakkında yazdığı makale ile başlıyor. Gitgide daha çok üzerine düşülen bu kavram daha henüz neredeyse 70 yaşında. Bebek adımlarıyla bu noktaya gelen AI "chatgpt" adı verilen bir programın 2018 yılında hayatımıza girmesiyle bambaşka bir ivme kazandı. Chatgpt 1 2018' de çıkmasına karşın henüz 4 sene sonra chatgpt 3 ' ün yayınlanmasıyla gerçekten öğrenebilen yazılımlar noktasında önemli bir adım atıldı.
Yazılım algoritmaları her girdinize aynı çıktıyı veren işlemler bütünü olarak kısa bir tanım yapabiliriz. Düşünsenize tarayıcınızın Wikipedia' ya girmek istediğinizde sizi Youtube' a yönlendirmesi ne kadar da saçma olurdu. Bu algoritma nasıl oluştu peki? Veyahut yüz tanıma sistemleri gibi size özel yazılımlar nasıl yapıldı?
GPT( Generative Pretrained Transformers )
Kelime kelime bakacak olursak generative (yaratıcı), pretrained (önceden eğitilmiş), transformers ( derin öğrenme algoritma). Yaratıcı kısım yeniliğe açık ve özgün içerik yaratabilme anlamına gelir. Pretrained kısmı insanlar tarafından yapay zekaya veri tabanı olması için önceden öğrenilmiş anlamına geliyor. En basit örneği reCAPTCHA adı verilen Google kaynaklı bir veri tabanı oluşturma metodu. Son kısım ise transformers kısmı olan derin öğrenme algoritması. Bu kısmı aslında en önemli kısım olup kısa bir özet verip daha sonraki yazılarımızda daha ayrıntılı anlatacağız. Yapay zekayı bir sinir ağına benzetebiliriz. Burdaki derin öğrenme aslında sinir ağlarını oluşturan nöronların birbiri ile yaptıkları iletim gibidir. İletim sıklığı arttıkça derin öğrenme ve yapay zekanın veri tabanı oluşturma kabiliyeti de gitgide artarak daha büyük yapılar oluşturur.
Şuan hayatımıza henüz 14 mart 2024' te girmiş Chatgpt 4 bambaşka meziyetler ile hayatımıza giriş yaptı. Altyapısında birbiriyle veri tabanlarını yarıştıran yapay zekalar olarak bambaşka bir yerde bulunan bu yazılım çok küçük bir örnekle görsel olarak kendisine sorulan bir matematik problemini kişinin el yazısını anlamlandırıp hatta zor gibi gözüken problemleri kolay bir şekilde çözüp anlatabiliyor.
Son 6 yılda nereden nereye geldiğimize bir bakın. Belki de bu kadar hızlı gelişen bu 0 ve 1' den oluşan dünyada filmlerde gördüğümüz o ütopik dünyaya çok yakın olabiliriz..